19 Şubat 2019 Salı

Farkındalık ve Dikkat

Kişiliğin kötü olduğunu söylemek istemiyoruz ama kişiliğin işleyişi her şeye hâkim olduğunda dehşet verici olaylar gelişebilir. Felaketlerin eşiğine geldiğimiz ama son anda soğukkanlılıkla gidişatı durdurup afeti önlediğimiz deneyimlerimiz olmuştur. Veya yanlış sözleri kullanmaktan imtina ettiğimiz, kibre, öfkeye, küçümseyici alaya izin vermediğimiz, kişiliğimizin bizi sürüklemesine olanak tanımadığımız kilit anları anımsarız. İşte bu durumlarda bir şeyler araya girmiştir. 
Araya giren farkında olmamızdı. Birden tehlikenin varlığına uyandık; yapmakta olduğunuz şeyin aptallığını ve yıkıcılığını anIadık ve işler daha kötüye gitmeden durduk. Bazen geriye baktığımızda işimizi, an yakın arkadaşımızı, evliliğimizi yitirme, çocuklarımıza yabancılaşma noktasına ne denli yaklaştığımızı görür, soğuk terler dökeriz. İçimizde bir şeyler uyanıp da yapmakta olduğumuzu görmeseydik yaşamımızın geri kalan kısmını çok daha değişik geçirecektik. Bu can alıcı anlarda kendimizde olmamız tarihin akışını değiştirdi.
Farkındalık, temel doğamızın bir parçasıdır; varlığımızın, deneyimleri kayıt altına alan kısmıdır. Farkındalık gibi temel bir unsurdan yoksun olarak yaşamak hayal edilemez. Daha basit olarak ifade etmek istersek farkındalık, dikkat etme yeteneğimizdir. Ne yazık ki genelde kişiliğimiz ile uğraşıyor, düşlemler, kaygılar, tepkiler veya öznel anılarla vakit geçiriyoruz. Bu konulara yoğunlaştığımız zaman yaşanan anı yitiriyoruz. Dikkatimiz çevrede olan bitenden uzaklaşıp daralıyor, dar kaygılara veya tepkilere takılıyor ve böylelikle “ uykuya dalıyoruz.” 
Don Richard Riso - Russ Hudson - Enneagram

17 Şubat 2019 Pazar

Kendini Anlamak

Enneagramın kullanılabileceği iki temel alan şu şekilde özetlenebilir: Kendini anlamak (kendimizi olduğumuz gibi görmek) ve başkalarını anlamak (daha uyumlu ilişkilere girebilmek için).
Şimdiye kadar Enneagram en çok “ kendini anlamak” için kullanılmıştır. Enneagram ile korku ve arzularımızın, güçlü ve zayıf yönlerimizin, savunmalarımızın ve kaygılarımızın, bozulma ve düş kırıklığına gösterdiğimiz tepkilerin ayırımını yapabiliriz. Daha olumlu bakarsak yargı ve kuruntularla uğraşmak yerine, gerçek yeteneklerimize ve en güçlü yönlerimize yoğunlaşmayı öğrenebiliriz. Enneagramdan yararlanabilmek için bu sisteme ucu açık bir görüşle yaklaşmak gerekiyor. Sistemin yardımı ile kendimizi gözlemlemeye başladığımız zaman nasıl ve neden kendimizden kaçtığımızı göreceğiz. Bu arada bizi rahatsız eden veya kendimiz hakkında oluşturduğumuz imaja uymayan şeyler keşfedebiliriz. Önemli olan kendimizi yargılamamamız ve suçlamamamızdır.
Tarzımızı inceledikçe kişiliğimizin çok küçük yaşlarda savunma amacı ile oluştuğunu anlayacağız. Uzun yıllardır bu kişilik özellikleri ile yaşıyoruz ve belki de artık bazılarına ihtiyacımız yok. Eski alışkanlıkları terk edip Enneagramın işaret ettiği sağlıklı seviyelere çıkabiliriz.
Don Richard Riso - Russ Hudson

Enneagramın kuş bakışı

Herkesin ruhsal ve tinsel (spiritüel) konuları aynı değildir veya aynı sırada değerlendirilemez. Kişilik yapımızı tanıdığımız zaman neden kapandığımızı, gelişmemizin neden durduğunu anlayabiliriz. Enneagramın kuş bakışı görüşü, içimizde ve ilişkilerimizde neler olup bittiğini ortaya çıkarır. Ruhsal ve tinsel alanların gizemliliğini ortadan kaldırır ve bunları rahatça konuşabileceğimiz teknik olmayan, yargıdan uzak bir dil edinmemizi sağlar. Böylece bu gerçeklerin aslında bize hiç de yabancı olmadıklarını, tam tersine bu dünyaların içinde yaşadığımızı görebiliriz. Enneagram günlük kavrayışlarımızı anlamamızı sağladığı gibi tinsel özlemlerimize de yanıt verir çünkü kişiliğimizin bizi nasıl sınırladığını belirgin bir şekilde gösterir ve gelişme yolumuzu çizer. Kişiliğimizin özlemlerinin ve yapısının aslında ruhumuzun hâzinesini ortaya çıkaracak kılavuz olduğunu öğretir. Kendini yaralayıcı örüntülerimizin, ruhsal acıların ve sınırlamaların tinsel yetimizin (kapasite) göstergesi olduğunu söyler, Böylelikle kendimizi değişik bir açıdan görmeye başlarız. Bunu şefkat, iyileşme, sevgi ve dönüşüm izler. 
Don Richard Riso - Russ Hudson 

4 Şubat 2019 Pazartesi

Enerji ve Kendini Çalışma / John G Bennett


Enerji, uygun ya da doğru türden olmalı. Örneğin, saatimin Çalışmasını istiyorsam saat in yayını kurmak gerekir. Bu, yaya enerji verdiğimi gösterir ve saat çalışmaya başlar. Saati kurmak için başka bir çeşit enerji kullanamam. Eğer yumurtayı pişirmek istiyorsam suyu kaynatmam gerekir, fakat saatimi kurmak için onu gaz fırınının üzerine koymanın bir yararı olmaz. Eğer arabamı hareket ettirmek istersem, yanan petrolden elde edilen enerjiyi onun içine koymam gerekir. Eğer vücudumun hareket etmesini istersem yiyecekten elde edilen enerjiyi içime koymam gerekir, fakat arabamın deposuna yiyecek koyamam ve kendimi petrolle besleyemem.

Aynı şey psişik fonksiyonlarımız için de geçerli. Her çeşit içsel çalışma özel bir niteliğe sahip enerji gerektirir. 

31 Aralık 2018 Pazartesi

Kibrin Kırılması / Maurice Nicoll

Uyanmanın  çok uzun  ve acı  veren bir  süreç  olduğunu anlamalısınız.  Uyanmak; kendimiz  hakkında,  neye benzediğimiz hakkında giderek daha fazla şuurlu  hale gelmektir.  Duygusal alanda bu çok zordur, insanlar başkaları için en iyisini yaptıklarını çok sık tahayyül ederler; reali­tede ise, gerçekten utanmaları gereken en nahoş duygularını, en acıtıcı, en zararlı ve sıklıkla en iğrenç duygularını ifade etmekten başka bir şey yap­mamışlardır. Aslında nahoş duyguları ifade etme, sık sık hayatta  “samimi olma” ya da “yardım etmeye çalışma” vs. adı verilen şeydir. İnsanlar aslın­da birbirine her tür nahoş ve berbat şeyi söylemenin iyilik olduğunu düşü­nür  ve tatlı bir şekilde  gülümserlerse  yardımseverlik ve iyi  niyet  uygula­dıklarını  zannederler.  

Duygusal  durumlarımız  açısından  problem  budur. Yardımsever ya  da  iyi niyetli değiliz ve yapılması gereken şeylerin başın­da bunu en dipten fark etmek ve ondan nefret etmek gelir. Her şeyde ken­dimizi  severiz.  Kibrimizi  tatmin  eden  her  şeyi  severiz  ve  dolayısıyla  bizi pohpohlamadıkça  komşularımızı  sevmeyiz.  Ve  içimizde,  diğer  insanları daha  fazla anlayan  ve hatta  bizi  pohpohlamasalar bile  onlar  için  kaygıla­nan  daha  iyi  “ben”lere  sahip  olsak  bile  kendine  düşkünlüğe,  bencilliğe, kibre ait daha küçük, daha bayağı “ben”ler; belki uzun bir kendini gözlem­leme zaman aralığından sonra ya da kişiliği pasifleştiren şiddetli  hastalık­ların bitkinliği tarafından hareketsiz duruma getirilmeleri haricinde, genel­likle  çok daha  güçlü  olduklarını ispatlarlar.  

Ölüm  anında  insanlar  sadece diğerlerinin  kendilerini  bağışlamalarını  dilerler  çünkü  artık  küçük “ben”lerde  değillerdir.  Fakat  kibrin  bu  kırılışı,  Çalışma'nın  hareketiyle -yani kişinin gerçekten  ne olduğu ile ilgili şuurunun artması vasıtasıyla-, uzun ve sabırlı kendini gözlemleme aracılığıyla ve hayatın hayal ettiğimiz gibi olamayacağını fark etmenin  tüm içsel acısıyla aşamalı  olarak meydana gelebilir

27 Aralık 2018 Perşembe

Şefkat


Enneagram yalnızca kendimizi anlamak ve dönüştürmek için değil, aynı zamanda başkalarını da anlamak içindir. Enneagram ile diğer insanların düşüncelerine, korku ve arzularına, değerlerine, güçlü ve zayıf yönlerine erişebilir ve onları şefkatle kucaklayabiliriz. Kısacası, kendimizinkinden değişik bakış açılarını takdir etmemiz kolaylaşır. Don Richard Riso - Russ Hudson

Kendini Anlamak / Başkalarını Anlamak


Enneagramın kullanılabileceği iki temel alan şu şekilde özetlenebilir: Kendini anlamak (kendimizi olduğumuz gibi görmek) ve başkalarını anlamak (daha uyumlu ilişkilere girebilmek için). Şimdiye kadar Enneagram en çok “ kendini anlamak” için kullanılmıştır. Enneagram ile korku ve arzularımızın, güçlü ve zayıf yönlerimizin, savunmalarımızın ve kaygılarımızın, bozulma ve düş kırıklığına gösterdiğimiz tepkilerin ayırımını yapabiliriz. Daha olumlu bakarsak yargı ve kuruntularla uğraşmak yerine, gerçek yeteneklerimize ve en güçlü yönlerimize yoğunlaşmayı öğrenebiliriz. Don Richard Riso - Russ Hudson

Gölgeye Övgü’ler (Bir Tip 4 İncelemesi)

                                                                                              “Zarafet soğuktur” Saito Ryoku Ennea...